Ben: Biraz daha iyi misin?

Sen: Evet.. Sen?

Ben: Sanırım.

Sen: Gözlerini görmesem de, uzaklara bakıyor gibisin… Ne hissediyorsun?

Ben: Bilmiyorum, böyle olması gerektiğini düşündüğüm içindi her şey. Farkındayım, yanımda oldun her an, ki birlikte verdik kararlarımızın pek çoğunu. Fakat bu nokta… Sanki korkutuyor beni, bir belirsizlik, bir huzursuzluk, hani bir endişe belki biraz. Benden daha iyi bilirsin bu duyguları, görmesen de beni.

Sen: Ben pek yaşayamam bu duyguları. Varlığınla varlığıma anlam katan sensin, sanki birbirimiz için yaratılmışız, ne dersin?

Ben: Evet, hoş bir tecahül-ü arif. Ama hala ne düşündüğünü söylemedin bana. Ya da söyledin de ben mi duymadım?

Sen: Bizleri dinlemek zordur, dinlediğindeyse de anlamak… Yalnızlığından sesini unuttum, neden kimse ile konuşmuyorsun artık?

Ben: İstemiyorum başkasını, seninle konuşuyorum ya, yetmez mi? Gerçi, dillerim de gözlerin gibi. Sadece kendimi duyuyorum, sen de sadece kendini görüyorsun. Hoş bir kısırdöngü.

Sen: Evet… Anlaşabilmek o yüzden zor birbirimizle. Cümlelerimizin yüklemi mi “ayrılmak” artık?

Ben: Seni bırakmak istemiyorum, hem de hiç.

Sen: Mecbur gibisin.

Ben: Ben istemedikten sonra seni benden kim alabilir?

Sen: Beni senden değil belki ama, istemesen de seni benden alabilecek olanı biliyorsun.

Ben: Konuşmak zorunda değilimiz bunları.

Sen: Zaten ikimizin de sesi çıkmıyor.

Ben: Biraz daha düşünmek ister misin ikimiz hakkında?

Sen: Deli olma. Senden başka kimi, nasıl düşünebilirim? Aklım hep sende, daha doğrusu seninkisi bende.

Ben: Peki şimdi ne olacak?

Sen: Beni bırakacağını düşünüyorsan aslında ben seni bırakmış olacağım. Gene de benimle olacaksın, o olmayacak sadece.

Ben: O kim?

Sen: O da sen… Beni anlıyorsun değil mi?

Ben: Evet. Ama benden sonra kendinle mi yoksa benimle mi kalacaksın buna yanıt bulamıyorum bir türlü. Tekrar birlikte olabilecek miyiz? Sensiz kendimi düşünemiyorum çünkü.

Ve odanın kapısı yavaşça aralanır…

Bir Başkası: Burada yalnız başına oturmuş ne yapıyorsun?

Ben: Düşünüyordum sadece..

Bir Başkası: Kimi?

Ben: Sen'i…

Sen: (Bense mutlu olmaya bakacağım seninle ey bedenim, ta ki hakkımızdaki hüküm ayrılık oluncaya dek...)

Sözlüye kalkmak isteyen 2 kişi var

26 Şubat 2009 23:11 , tarkan ikizler dedi ki...

yahu açık açık söyle, ne olur şiirler yazma aşkımıza

sen beni seviyor musun sevmiyor musun?

gerisi palavra diyesi geliyor insanın...

evet bir de buna benzer böyle diyaloglar olabiliyor...

ben seni tanıdım, sevdim ama olmadı, şimdi sende gördüklerimi hissettiklerimi bulamıyorum ve bunun bir aşk olmadığını anladım istemiyorum... seni bu şekilde kandırmak çok kötü olur ve hem senin hem benim acı çekmeme neden olur... böylesi daha zor olacak biliyorum ama olması gereken bu, aşk acıdır ve acıtır... yalanlar üzerine kurulacağına hiç kurulmasın daha iyi....


diyemeyenler...........


uzatırlar da uzatırlar, aslında karşısındakini kırmaktan korktukları için daha da zarar verirler...

gün gelir her şey biter, dünya tersine döner öylesi daha da acı verir onu düşünemezler...

(mesela şu resimdeki kız, resimde bambaşka bir alemde ama resmi bir ters çevir bak ne oluyor... kız suyun içinde yüzü dışardayken vücudu dışarda yüzü suyun içinde nefes alamayacak duruma geliyor... insanların hayatınla oynamamak lazım "seviyor olsak da" böyle dünyayı tersine çevirmemek lazım...

lazım lazım lazım da, olmuyor ve...... zor be...

 
5 Mart 2009 13:29 , Ful yaprakları dedi ki...

hımmmm zor bi durum galiba?